2016/01/08

Yeni Dünya - Anna Carey Kitap Yorumu


Yeni Dünya - Anna Carey
Puanım 5/4,5

Hiçbir yer güvenli değildi... 
Meslek öğrenmek yoktu, şehir yoktu, geniş yataklı ve manzaralı daireler yoktu. Restoranlarda beyaz masa örtülerinin üzerinde parlak gümüş takımlarla yenen yemekler yoktu. Sadece o oda, lazımlıklardan gelen pis kokular ve çatlayana kadar gerilen deriler vardı.

Her şey kocaman bir yalandan ibaretken kime güvenebilirsiniz? 
Ölümcül bir virüs yeryüzü nüfusunun çoğunu yok ettikten on altı yıl sonra, dünya oldukça tehlikeli bir yer haline gelmiştir. 

On sekiz yaşındaki Eve ise, okulunun güvenli duvarlarının ardına hiç çıkmamıştır. Okulda onunla birlikte iki yüz yetim kıza, Yeni Amerika'nın öğretmenleri ve sanatçıları olacakları vaad edilmiştir. Ama mezuniyetten bir gece önce Eve okulunun esas amacını ve onu bekleyen korkunç kaderi öğrenir.

Yuva olarak bildiği tek yeri terk ederek uzun, tehlikelerle dolu bir yolculuğa çıkar. Bu zorlu yolculukta güvende olacağı bir yer aramaktadır. Bu sırada vahşi bir hayat süren, asi isyancı Caleb'la yolları kesişir. Eve tüm hayatı boyunca erkeklerden ayrı tutulmuş ve onlardan korkmayı öğrenmiştir ancak Caleb zamanla onun güvenini ve kalbini kazanmaya başlar. 


Askerler peşlerine düştüğündeyse Eve'in gerçek aşkı ve hayatı arasında bir tercih yapması gerekecektir…

"Şüphe, romantizm ve fantastik ögeler, distopik bir kurguyla birleşerek okuyucuyu romana bağlıyor."  -Booklist-


Kesinlikle sürükleyici bir distopya serisi olmuş. Salgından sonra okullara toplanan yetim kızlardan biri olan Eve okulda çok başarılı ve nihayet mezuniyet töreninin ardından hayallerini gerçekleştirebilecek. 

Ancak okulda arkadaşı olmayan ve aslında sürekli onu rahatsız eden Arden sayesinde bir gerçeğin farkına varıyor ki aslında onun ve diğer kızların hiç biri için bir gelecek yok. Köprüyü geçecekler ve orada hasta yataklarına bağlanıp nüfusu arttırmak için sürekli doğum yapmaya zorlanacaklar. Kaçması gerekiyor ama 12 yılını geçirdiği okulun duvarlarının dışına hiç çıkmamış.

Korkunç gerçeğin ardından bir şekilde Arden ve Eve okuldan kaçar ve yolda vahşilere denk gelirler. Güvenli bölgenin dışında hayatta kalma içgüdülerini kullanmayı öğrenmek zorunda kalırlar. Bir dizi maceraya bulaşırlar. Amaçları Califia'ya  (kaçak kadınların toplandığı yer) ulaşmaktır ancak bu o kadar kolay değildir. Birde üstüne kralın tüm askeri gücü Eve'nin peşindedir çünkü o herhangi bir kaçak kız değil, Kralın kendisi için ayırdığı kızdır.

Tabii ki Caleb'e bayıldım, o da yetim erkek çocukları topladıkları çalışma kampından kaçmış ve diğer çocuklarla bir çeşit sığınakta yaşıyorlar. Eve karakterini çok sevdim. Hele o okulda öğretilen erkekler hakkında ki saçmalıklar yüzünden sürekli ürkmesi yokmu.. 

Ama kitabın içinde karakterinin ve doğrularının değişimini görebiliyoruz. Arden ise başka bir efsane.. Ancak kitabın sonunda bitirdiği yerde bende bittim. Hayır olamaz, olmamalı derken bitti..

Dipnop* 2035 yılında hayatta kalan insanları anlatıyor tamam da bu cinsiyet ayrımcılığı inanılmaz bunaltıcı olmuş ama aynı zamanda dialoglara neşe katıyor. Kızlarla erkekleri mümkün olsa başka gezegenlere yollayacaklarmış. Sadece Kral kızlarla kalacakmış..

"Erkekler çıkarcı, komplocu ve tehlikeliydiler.Tek istisna kralımızdı. Sadece ona güvenebilirdik ve ona itaat etmek zorundaydık."

"Vücudum utançla ve pişmanlıkla kıvrıldı. Okuldayken ve sonrasında sevginin insanın kendisine karşı kullanılabilecek bir koz, bir sorumluluk olduğuna inanmıştım. Sonunda gerçeği anlayarak ağlamaya başladım: Sevgi, ölümün tek düşmanıydı. Onun acımasız pençesinden kaçma savaşma gücü veren tek şeydi"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Online Okuyucular;